Yaprak dökümü hatıralarımıza bugünde efsane Malatyaspor ile devam edelim. 2000 yılında adına yakışır bir serüven ile Süper Lig'e çıkan Malatyaspor AK Partinin Belediye seçimlerini kazanmasının ardından istikrarlı bir çöküş dönemine girdi. Oysa 1989 yılında 1. Lige veda eden ve neredeyse 10 yıl boyunca alt ligde maddi desteklerden yoksun amatör yönetimlerce sadece idare edilen Malatyaspor dönemin Malatya Belediye Başkanı Mehmet Yaşar Çerçi'nin başkanlığa seçilmesiyle birlikte bir sezonda filmlere konu olacak o efsane, Süper Lige çıkış serüvenini yaşamış Malatya bayram havasına bürünmüştü. On binlerce vatandaş herhangi bir organizasyona gerek olmaksızın Kapalı Çarşı üzerinde buluşup kutlamalar yapmıştı. Buhranlı yıllarda bile profesyonel 2. ligde mücadelesini sürdüren kulüp biranda hayallerine kavuşmuştu, 90'lı yıllarda bile amatör lige düşmeyen 2. Ligde sürekli 1. Lige çıkma mücadelesi veren Malatyaspor çok kısa bir sürede başarılı yöneticilerin aklı selim gayretleri ile o mutlu sona ulaşmış oldu. 

 Henüz AK Parti Malatya genelinde bu kadar yoğun bir destek görmüyordu. Yerel seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılmıyordu. AK Parti adayı Avukat Cemal Akın ile mevcut Belediye Başkanı Mehmet Yaşar Çerçi arasındaki yarışı kimin kazanacağı merak konusuydu. Çerçi'nin MHP il teşkilatı ile olan anlaşmazlığı AK Parti'den aday olmak istemesi dönemin AK Parti İl Başkanı İhsan Koca'nın bu talebi kamuoyu önünde ret etmesi yarışın kaderini etkilemiş olsada yinede taraflar güçlerini denk görüyordu. İşte böyle bir dönemde  Kulüp Başkanı Hikmet Tanrıverdi ve üst düzey iş insanlarından oluşan yönetim kurulu üyeleri ile Süper Lig, Türkiye Kupası ve UEFA Kupasında birbirinden önemli başarılara imza atılmış Malatya ülke genelinde Özallı yıllardan sonra yeniden marka şehir olarak ilgi toplamaya başlamıştı. Birçok ulusal ve global firma Malatya'ya ilk defa yatırım yapmaya başlamıştı. Malatyasporun futbolda yarattığı bu katma değer etkisi şehir ekonomisinede yansımış organize sanayi bölgesinde yatırımlar yıllar sonra tekrar hareketlenip canlılık kazanmıştı. Tam da Malatyasporun marka değerini daha da artıracak tesis yatırımları ve maddi destek programları konuşulurken göreve yeni seçilen belediye başkanı Cemal Akın Malatyaspor kongresinde katılımcılara soğuk duş etkisi yaratan bir açıklama yaptı. Esenlik şirketinin madden zarar ettiğini öne sürerek artık belediye olarak Malatyaspor'a sponsor olamayacakkarını söyledi. İpler yavaş yavaş kopmaya başladı. Bu konuşma üzerine kongrede başkanlığa adaylığını geri çeken Hikmet Tanrıverdi delegelerin yoğun ikna girişimi ile tekrar başkanlığa seçildi. Ancak dedim ya bu ilk olmayacaktı. Malatyasporun kurumsal olarak işlettiği Malatya Belediyesine ait kapalı katlı otopark ve yine işletmesini yaptığı İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi ve Araştırma Hastanesinin kantini de elinden alınacak tabiri caiz ise kulüp topal ördeğe çevrilecekti. Neden böyle yapıldı derseniz sebepler ortada. Bunların en bariz nedenlerinden biri kulüp başkanı Hikmet Tanrıverdi'nin Doğru Yol Partisinden birinci sıra Milletvekili adayı olması ve hatırı sayılır bir oy oranı ile AK Partinin oylarında bölünme yaratması ve Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulunda AK Parti tarafından işaret edilen başkan adayını desteklememesi önde gelen sebeplerdir. Malatya o dönem AKP ile büyük düşünme hayalleri yaşarken Malatyaspora kurulan kumpası kimse göremedi. Efsane Malatyaspor düzmece bir sezonun sonunda üst üste gelen hakem hatalarına(!) kurban edilen puan kayıplarıyla Süper Lige bir daha dönmemek üzere veda etti ve şuanda amatör olarak yaşam savaşı veriyor. 
 
 Özetle parça parça anlattığımız süreç aslında koca bir şehrin çöküşü oldu. Malatyaspor Süper Ligde başarılara koşarken gelen ekonomi de Malatyaspor düşünce şehirden çekilmeye başladı. Kimse farkında değildi ama Malatya artık sıradan vasat bir şehir olmaya başlamıştı. Tabi herşey bu kadar hızlı gelişince toplumsal baskı yaşanması normaldi. Malatyaspora gönül verenler dönemin Malatya milletvekilleri ve Malatya Valilelerine çok yoğun baskı yaptılar. Ama sonuç değişmedi. Hikmet Tanrıverdi yönetimi bırakasada AK Parti Malatyasporu defterden silmişti. Malatya kayısıdan sonraki en büyük yatırım projesi ve şehir sembolüne veda ediyordu. Futbol Malatya halkı için önemli bir spor dalıydı. 1970'lerden bu yana şehir insanı futbolu izlemiyordu, yaşıyordu. Amatör mahalli takımların müsabakalarına da profesyonel ligler kadar önem vermiş bir gelenekten bahsediyoruz. Düşünün ki o toprak sahalarda oynanan mahalle takımı maçları Süper Lig maçı kadar seyirci topluyordu. Halk şehrin tüm kulüplerini, futbolcularını yöneticilerini yakından takip ediyor yerel medyaya ki dönemin lokomotifi gazetecelikti yerel gazetelere ulusal gazeteler kadar tiraj yaptırıyordu. Şimdi bu halk bin bir emekle kurulan  tarihi yaşanmışlıkları olan bir kulübü böyle kolay kolay silecek miydi? Kolay olmadı Malatyaspordan vazgeçmek. Ama kaosa dahiyane bir çözüm bulundu(!) Malatyalılara denildi ki siz Malatyasporu unutun biz yenisini sıfır kilometre olarak size verelim. Önce bir yadırgandı sonra da kabul gördü, Malatya Belediyespor'dan devşirme Yeni Malatyaspor. Ki o da aynı hüsranı yaşadı ya neyse biz yeniden Efsane Malatyaspor'a dönelim. Bakın sadece bir spor kulubünün kendi içinde ki mücadelesi değil bu mesele bir şehir nasıl kendi geleneklerinden koparılıp vasat bir yapıya sürüklenirin hikayesidir. 

 Bugün yaşadığımız deprem faciasında en fazla yarayı alırken en çok ihmal edilen kent olmamızın da sebebidir bu çöküş. Yani gözden uzak olan gönülden de ırak oluyor. Bakın büyük ekonomi yatırımı demek, kurumsal hizmet demektir. Bugün Malatya Organize Sanayi Bölgelerinde kaç tane firma çalışanlarına asgari ücretin üzerinde maaş veriyor, kaç tane firma maaşlara kıdem zamları uyguluyor? Belki üç belki beştir bu sayı. Büyük bir çoğunluk sabit asgari ücretle işçi çalıştırıyor. Kaç tane firma işçilerin iş yerine ulaşımı, iş güvenliği, yemek, izin gibi haklarına saygılı? Hemen hemen hiçbiri diyebiliriz dediğinizi duyar gibiyim. Doğrudur. Bu kadar profesyonel bir firmaya ratslamadık. Tamda burada herşey dahada netleşiyor Malatya markası giderek vasatlaşınca insana bakışda böyle vasatlaşıyor. Malatya da asgari ücrete zorlanan işler başka illerde çok daha yüksek maaşlarla yaptırılıyor ki bunların çoğuda aynı firmalar. Misal x bir markanın Malatya fabrikalarında yada işletmelerinde asgari ücret dışında ödeme yapılmazken bir başka ildeki şubesinde sadece vasıfsız ve geçici işçilere asgari ücret ödeniyor. Duyarsız bir topluma dönüştürüldüğümüzden en temel yaşam haklarımızında bu kadar kolay yok sayılması normalleşiyor. Tabi biz yine işin Malatyaspor bağlantılı yönüne bakalım. Bakın Malatyaspor Türk Futbol tarihinde dünya çapında tanınan süper yıldızları transfer eden ilk kulüpdür. Daha henüz 3 büyükler dediğimiz Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray yurt dışından böyle önemli oyuncu transfer etme hayali dahi kuramazken, Malatyaspor sayesinde Türkiye dünyanın en önemli üç futbol yıldızını aynı anda izleme fırsatına kavuştu. Bugün yıldız futbolcu transfer etme geleneğini başlatmış bir tarihe sahip. Serginho, Edher ve Carlos. Biz unutsak bu olayı dünya unutmuyor. Futbola yatırım yapanlar neden Yeni Malatyaspor'a, Malatyaspor kadar yatırım yapmadı diye soranlar için bariz bir örnek olsun diye söyledim. Para heyecan ister birazda. Biz o heyecanı kendi ellerimizle kurban ettik. Birde buna sen Malatyasın büyük düşün dediler.

  En önemli markamız tarihe gömülürken Malatyalılar büyük düşünmekle meşguldü ne yazık ki. Tabi giden Malatyaspor markası olmakla da kalmadı Malatyasporun tarihini, ruhunu, evini İnönü  Stadını da yıktılar. Ve böylece onlarca yıl her yönetimin  kendi imkanlarınca koruyup kolladığı, yok olmasın diye bin bir çabayla liglerde tutmaya çalıştığı Malatyaspor aman canım yenisini yaparız olmuyorsa olmasın gibi sığ bir zihniyetin elinde yok edildi. Ortak bir kaygıda buluşma sebebimizde elimizden alınınca bizlerde dağılmaya başladık haliyle. Ve şimdi demografik yapısı tamamen bozulmuş haldeyiz. Sürekli denir ya "sahipsiz Malatya" işte birazda bundan mütevellittir mesele. Özünde Malatya aidiyeti olanların sayıca azlığından.

 Aidiyet demişken burada adını sıkça andığımız bir isim Hikmet Tanrıverdi konusu da var. O buhran döneminde çokça savaş verdi kurulan kumpası anlatmak için ama herkesin kulağı tıkalıydı. Şimdilerde yeniden Malatya için elini taşın altına koydu. İYİ Parti ile yeniden siyasete döndü. Hikmet Tanrıverdi ile ilgili ayrıca kulis bilgilendirmelerimiz olacak ama şimdilik asıl konumuzla sonlandıralım bugünü.

 Malatya, 2002'de büyük hayaller kurmuştu AK Parti'ye destek vermekle ama işler umduğu gibi gitmedi. Şehrin tüm değerleri talan edildi. Bugün Malatyasporumuzu hatırladık yarın fuar ve festivallerimizi hatırlayacağız. Kalın sağlıcakla